kızgınlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızgınlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2012 Perşembe

Zaman

Hep az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım çok zamanım varken hiç birşey yapmadım. Çoğu pişmanlığım bu yüzdendir, az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım ve çoğunu beceremedim berbat ettim yada yarım yamalak oldu, çok zamanım varken ise karşı konulamaz bir tembelliğe yenik düştüm yada karşı koyamadığım. O an yapmam gereken ve farkında olduğum şeyleri yapmadığım oldu, birine sevdiğimi söylemedim bir daha söyleyemedim, birine sarılmadım bir daha sarılamadım, biriyle konuşmadım bir daha konuşamadım, biryerde bulunmadım bir daha bulunamadım, otobüse atlayıp gitmem gerektiğinde gitmedim bir daha gidemedim ve zamanı kaçırdım yapamadım.


Bütün bunlar yüzden hep zamanı suçladım, zamanın huyunu bildiğim halde ona göre davranamadığım için kendimi suçlamak yerine onu suçlamak daha kolay geldi. Zaman ikinci bir şans vermiyor herşey kendi kontrolünde istediğine uymak zorundayım, uymak istemiyorum ama uymazsam beni öldürüyor. Bu bir tehdit değil ne yaparsam yapayım bunu yapacak.  Çok veya az olması önemli değil benim zamanım bile benim değil ben onunum. Ama inanıyorum zamanı yenmek mümkün, nasıl bilmiyorum.

19 Nisan 2012 Perşembe

Kızmış Üzgün





Bu gidişle hergün bir şeyler yazacağım galiba buraya. Sürekli kurcalayasım bir şeyler yazasım geliyor. Neyse efenim, son günlerde en çok sevdiğim insanlar garip davranmaya başladı bana sadece his olmasını isterdim ama gözüme sokula sokula oluyor şüphede bile kalamıyorum " hmm, bir terslikmi var acaba " bile diyemiyorum. Hatam olsa yine tamam dicem çok daha güzel düzeltebilirim en azından ama oda yok, aptal oldum. Sanırım hayatın dengesizliği her yerde geçerli sevgili olsun, dost olsun bütün ilişkiler değişiyor zamanla. Bir tek bana işlemiyor yada daha yavaş işliyor bu durum galiba. Çünkü ne gerçekten aşık olduğum birine aşkım bitti ne de dostlarımdan vazgeçtim bugüne kadar. Ya vazgeçildim ya da vazgeçirildim, bilmiyorum birine bağlandığımda kopmamın imkansıza yakın olmasına rağmen. Özellikle bu son olay kafamı çok yoruyor, o yüzden bloguma kusmaya geldim, başlıktada yazıyor ya kusmaya ihtiyacım var artık içimdekileri. Öyle bir an geliyor ki olanlar yüzünden sevdiğim insanlara kızıyorum, kızmaya hakkım olmamasına rağmen kızmak istemememe rağmen. Tabi farkına varınca bide onun üzüntüsü, pişmanlığı, sormayın hiç. İnsan bir şekilde şu kızgınlık denen şeye gem vurmalı. Tabi ki çok ustalık isteyen birşey bu, ben beceremiyorum, olmuyor.