heycanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
heycanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2012 Perşembe

Years Go By



Nakaratta diyor ki yıllar geçiyor çok geç olduğunda asla anlayamayacağız.



"Years go by
Never know when it's too late
Years go by
Yourself you seal your fate
Don't look the answer from horizon
It's closer than you think
Years go by, oh how they go by"

Zaman

Hep az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım çok zamanım varken hiç birşey yapmadım. Çoğu pişmanlığım bu yüzdendir, az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım ve çoğunu beceremedim berbat ettim yada yarım yamalak oldu, çok zamanım varken ise karşı konulamaz bir tembelliğe yenik düştüm yada karşı koyamadığım. O an yapmam gereken ve farkında olduğum şeyleri yapmadığım oldu, birine sevdiğimi söylemedim bir daha söyleyemedim, birine sarılmadım bir daha sarılamadım, biriyle konuşmadım bir daha konuşamadım, biryerde bulunmadım bir daha bulunamadım, otobüse atlayıp gitmem gerektiğinde gitmedim bir daha gidemedim ve zamanı kaçırdım yapamadım.


Bütün bunlar yüzden hep zamanı suçladım, zamanın huyunu bildiğim halde ona göre davranamadığım için kendimi suçlamak yerine onu suçlamak daha kolay geldi. Zaman ikinci bir şans vermiyor herşey kendi kontrolünde istediğine uymak zorundayım, uymak istemiyorum ama uymazsam beni öldürüyor. Bu bir tehdit değil ne yaparsam yapayım bunu yapacak.  Çok veya az olması önemli değil benim zamanım bile benim değil ben onunum. Ama inanıyorum zamanı yenmek mümkün, nasıl bilmiyorum.

12 Haziran 2012 Salı

Hissetme(me)k

Hissetmek. Evet doğru kelime. Dokunduğunda hissetmek bir şeyi, birazdan olacak bir şeyi hissetmek, olan bir şeyin olduğunu hissetmek, aşkı hissetmek, dostluğu hissetmek, sevgiyi hissetmek, sigaranın ilk dumanını içine çektiğindeki uyuşukluğu hissetmek, baktığında insanların içini görebildiğini hissetmek, düşerken boşluğu hissetmek, korkuyu hissetmek, elini kestiğinde sıcağı hissetmek, bildiğin şeyin doğru olduğunu hissetmek, tahmin ettiğin şeyin olacağını hissetmek, acı çektiğinde biteceğini hissetmek, varlığımı hissetmek, seni hissetmek.

Bazen öyle bir an geliyor ki hissetmeyi istiyorum tüm bu şeyleri, herhangi bir şeyi. Hissetmek istiyorum çünkü o an hissedemiyorum. Ne görebiliyorum ne duyabiliyorum ne dokunabiliyorum. Öyle bir an ki sanki tüm hissettiğim şeylere tüm hislerime bir ağıt. Ben ben olmuyorum yokoluyorum, ruhum yokoluyor, bu dünyada olmuyorum bu evrende olmuyorum. Tamamen boşlukta çaresiz, çaresizliği bile hissedemiyorum. Sadece bitsin istiyorum nedensizce, güvende hissetmek istiyorum.


9 Haziran 2012 Cumartesi

Helloween!




Ah Michael Kiske ne güzel bir vokalsin sen amcam ya. Senle beraber Helloween pek bir hoş daha bir güzel!

"With my heart, with my soul
  Some guys cry you bought and sold
  They've been strong, young and bold
  And they say, play this song again!"


4 Haziran 2012 Pazartesi

Indie Sıçraması


Blind Pilot. Dinleyin dinletin gerçekten çok beğendiğim bir indie grubu ve iyiler! Videoda güzel hani.

" Poor boy
          Life is in hard labor ~"

3 Haziran 2012 Pazar

Hayalimi Yakalamak

İstediğin şeyler, gerçekten istediğin şeyler zor gerçekleşir hayatta. Zor ulaşırsın onlara. İşin asıl kötü, zor kısmı ise insanlar gerçekten istedikleri şeylerin kolay gerçekleşmesini isterler. Kolay gerçekleşmediği için üzülürler neden hemen olmuyor derler.



İnsan neden anlamıyor anlamıyorum. Kolay olan herşey büyük olsa mükemmel olsa bile hayal kırıklığıdır, basittir. Kolay olan herşeyden insan çabuk bıkar, hemen olan herşeye insan hakettiği değeri vermez, kolay olan şeyde insan aradığını bulamaz. Zor olmalı. Hani ciddi anlamda zor seni düşündürmeli, seni sıkıntıya sokmalı, seni pes ettirmeli bazen. Çok zor olmalı ki hakkettiği yere koyabilelim o istediğimiz şeyi. Bu yüzden neden hemen olmuyor neden kolay değil demekten vazgeçirdim kendimi, tabi ki bazı şeyler kolay olacak ama zor olan şeyede neden kolay ol demiyorum beklerim ben daha büyük mutluluk için. Hayallerim zor, hayallerim zaman istiyor. Bazen pes etsem bile geri dönerim ve günün birinde gerçekleşir buna inanıyorum.

13 Mayıs 2012 Pazar

Kaybolmak

Karanlıkta tek başına oturup, tamamen karanlıkta. Kaybolmak çok güzel kendi içinde.

8 Mayıs 2012 Salı

Blues mu dedin?




Kaybedenler Kulübü isimli film ile tanıdım bu grubu. "Steady Fingers" tamamen türk ve ben uzun süre buna inanamadım. Sanki Missisipiden çıkmış gibi blues yapıyorlar. Ve uzun süredir hastalarıyım bu kişilerin. Bu paylaştığım parçada benim ninnim oldu adı gibi, bunla uyuyorum bir kaç gündür. Dinleyin dinletin!

Tembellik

Finaller yaklaştı, çılgınca ders çalışmam lazım. Şuan yanımda ders notları açık ama ben bloguma yazmayı tercih ediyorum. Ah şu tembellik olmasa çok büyük adam olabilirim, bir de bahar zımbırtısı eklendi yatmaktan başka birşey yapamıyorum. Bir yanımda aile hukuku bir yanımda okumak için çırpındığım kitap diğer yanımda gitarım ve davulum hiçbirine vakit ayıramıyorum.



Ah şu tembellik! Hayatımızda ne kadar büyük bir yer kaplıyor. Kendimi bildim bileli kurtulmaya çalışmışımdır. Yüzdeye vurursak yaşadığım hayatımın yüzde 50si tembellikle geçmiştir ki uyuduğum zamanları saymıyorum. Bunu yaparken kaybettiğim zamanı birşeylere çalışarak, odaklanarak, uğraşarak geçirsem bana ne kadar yararı olacağının o konuda nasıl uzmanlaşabileceğimin istediğim şeyleri yapabileceğimin farkında olmam çok ironik. Bunun bir çaresini bulabilen varsa lütfen bana ulaşsın anlatsın, kurtulmak istiyorum şu durumdan. Aman yada boşver nasıl olsa büyüyünce geçer!

30 Nisan 2012 Pazartesi

Rüya Hırsızı

Ha birde bugün bir kitap bitirdim. Adı " Rüya Hırsızı ", fantastik tür severler için gerçekten güzel, okumaya değer bir kitap. Yazarı " Shana Abe " diye bir hatun.

Kitap ingilterenin dağlarında yaşayan bir ejderha klanından olan Alfa'nın kızı Amalia ve hırsız Zane'in aşk dolu heycanlı macerasını konu alıyor. Kitapta bahsedilen ejderhaların adı Drakon. İnsan formları inanılmaz güzel, dumana ve ejderhaya dönüşebiliyorlar. Çok güçlüler, hızlılar ve çevikler ve soyları tükeniyor. Tek zaafları güzel taşlar, bu değerli taşlar drakonlara fısıldıyor, güzel müzikler yayıyor ve bunların en güçlüsü Karpat Dağlarında bir yerde bulunan Draumr adındaki masmavi bir elmas, bu elmasın drakonları kontrol etme gücü var, Amalia ve Zane de bu elmasın peşinden gidiyorlar. Ha birde Amalia drakon ama dönüşemiyor, öte yandan çok özel güçleri var.

Neyse dostlar daha fazla ayrıntıya girmek çok istiyorum daha yeni bitti fakat kitabı size tavsiye ettiğime göre anlatmam pek doğru olmaz sanırım. Edinin okuyun.




Döngü

Bugün garip hissettiğim bir gündü, hergün garip hissederim aslında iyi garip yada kötü garip ama gariptir. Bugün kötü gariplerdendi, aptal gibi hissettim kendimi hazır olmadığım şeylerle karşılaştım.

İnsan bazen bir olayın üstünde düşünür en iyisine, kötüsüne hazırlar kendisini her olasılığı hesaplar çünkü önemsediği bir şeydir ve onu heycanlandırıyordur onu tasarlamak ister. Düşünür düşünür bu olursa böyle davranırım bu olursa böyle der, kendinden emin şekilde bekler olayın gerçekleşmesini bekler ve bekler.. O an geldiğinde bütün tasarı suya düşmüştür, herşey yokolmuştur söylemek istersin yapmak istersin tasarladığın şeyleri "O" an uygun olmayacağını farkedersin. Ve önemsediğin için en iyi şekilde atlatırsın, en güzel şeyleri söylersin. Fakat bir yanık kokusu gelir olay sona erdiğinde burnuna, mahvettiğin yaktığın işin kokusu. Ne büyük saçmalık yaptığını farkedersin gerçekten doğru yapsan bile yanlıştır senin için. Kendine lanet edersin küfredersin, tekrar "Ne yapcam ben ya.." demeye başlarsın ve o saplantıdan kurtulana kadar devam eder bu döngü. İşte o garip his..


15 Nisan 2012 Pazar

Başlangıç

Birşeylere başlamak zordur. Sadece başlamak değil, başlamayı istemekte zordur emin olamaz insan en emin olduğu şeyden başlamak üzereyse. En basit şeye başlamakta zordur, birine selam vermek konuşmaya başlamak için zordur bazen. Bazen insan sadece başlamamak için başlamaz bir şeye, her şeye. Ve ben böyle garip bir konuşmayla sizlere "Selam!" demek istiyorum dostlar, umarım fikirlerimi istediğim gibi yazar size keyifli yazılar sunar bir yandanda içimdeki fazlalıkları kusup rahatlayabilirim. Eğer bu yazıyı görüyorsanız takipte kalın!