Soğuk ve sonsuz bir gecelerden biriydi. (bknz. Gece) Herkes uyuduğunda çıktım dışarı dolabın dibine sakladığım beylik biram ile. Heryerde sokak ışığı vardı ve içimdeki karanlık yüzünden ışık görmeye katlanamıyordum, uzaklaştım sokak ışıklarından şekli düzgün bir taş buldum oturdum, düşünmeye başladım düşünürken ağzımda bir sigara olurdu aslında, artık hayatımda sigarada olmadığı için bir yaprak aldım ama berbat bir tadı vardı bende yerden bir çöp aldım ve dudağım çöple oynarken düşüncelere daldım.
Hani ararsında bulamazsın ya bir şeyi ne aradığınıda bilmezsin. Bazen bir kalemdir, bazen bir yemek, bazen bir müziktir, bazen bir ruhtur, bazen bir duygudur bilemezsin bilemedende bulamazsın bulamadanda çıkamazsın işin içinden.
Aha o durumdaydım ben ve nolduğunu anlamadan gitti o duygu. Bende dışarı atıyım kendimi gecenin bir vakti düşüneyimde ne o bulayım dedim. Asıl soru neden gittiğiydi. Sonra konu kaydı tabi herşeyi düşünmeye başladım dersleri, filmleri, okuduğum kitabı, izlediğim dizileri, gündemdeki kötü gelişmeleri (kötü gelişme lafı saçma geliyo ama olsun). Çok fena rüzgar varmış bu arada öyle bir esti ki yatağımdan kalktığım gibi çıktığım için üzerimde siyah bir atlet altımda şort vardı ve hepsi buz gibi olmuş, koltuk altımdan giren rüzgar ile koşarak eve gittim ilk kalkamadım tabi donmuş heryanım. Sabah terliyoruz gece böyle oluyor bir ortasını bulunuz efenim
saçma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saçma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2012 Cuma
Bulamazsın
25 Temmuz 2012 Çarşamba
Mutlu
Hayat benim, herşeyi kendim için yapıyorum. Ve eğer yaşıyorsam başkalarını mutlu etmek benim amacım oldu, yakınlarımı, ailemi, dostlarımı, sevdiğim herkesi, sevebileceğim herkesi, hatta bazen sevmediklerimi bile. Bu kendim için yapabileceğim en büyük şeylerden biri fakat bazı sorunlar var.
Hep çevremdekileri mutlu etmek istedim ama neredeyse hiçbir zaman direk yapamadım bunu. Bazen güzel şeyler söyleyip mutlu etmek istedim, bazen güzel bir şey yaparak. Basit olsun istedim hemen olsun mutlu olsun. Ne güzel şeyler söyleyebildim ne güzel şeyler yapabildim. Hatta bazen güzel birşeyler planlamışken, istemişken hatta ve hatta bana yapılan güzel bir şey için teşekkür etmek isterken berbat ettim üzdüm insanları. Birini mutlu etmem hep dolambaçlı yoldan oldu, bazen ben anlamadım onu mutlu ettiğimi bazen o anlamadı onu mutlu edenin ben olduğumu. Olsun böyleside güzel, keşke kendimi anlayabilsem.
Hep çevremdekileri mutlu etmek istedim ama neredeyse hiçbir zaman direk yapamadım bunu. Bazen güzel şeyler söyleyip mutlu etmek istedim, bazen güzel bir şey yaparak. Basit olsun istedim hemen olsun mutlu olsun. Ne güzel şeyler söyleyebildim ne güzel şeyler yapabildim. Hatta bazen güzel birşeyler planlamışken, istemişken hatta ve hatta bana yapılan güzel bir şey için teşekkür etmek isterken berbat ettim üzdüm insanları. Birini mutlu etmem hep dolambaçlı yoldan oldu, bazen ben anlamadım onu mutlu ettiğimi bazen o anlamadı onu mutlu edenin ben olduğumu. Olsun böyleside güzel, keşke kendimi anlayabilsem.
5 Temmuz 2012 Perşembe
Zaman
Hep az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım çok zamanım varken hiç birşey yapmadım. Çoğu pişmanlığım bu yüzdendir, az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım ve çoğunu beceremedim berbat ettim yada yarım yamalak oldu, çok zamanım varken ise karşı konulamaz bir tembelliğe yenik düştüm yada karşı koyamadığım. O an yapmam gereken ve farkında olduğum şeyleri yapmadığım oldu, birine sevdiğimi söylemedim bir daha söyleyemedim, birine sarılmadım bir daha sarılamadım, biriyle konuşmadım bir daha konuşamadım, biryerde bulunmadım bir daha bulunamadım, otobüse atlayıp gitmem gerektiğinde gitmedim bir daha gidemedim ve zamanı kaçırdım yapamadım.
Bütün bunlar yüzden hep zamanı suçladım, zamanın huyunu bildiğim halde ona göre davranamadığım için kendimi suçlamak yerine onu suçlamak daha kolay geldi. Zaman ikinci bir şans vermiyor herşey kendi kontrolünde istediğine uymak zorundayım, uymak istemiyorum ama uymazsam beni öldürüyor. Bu bir tehdit değil ne yaparsam yapayım bunu yapacak. Çok veya az olması önemli değil benim zamanım bile benim değil ben onunum. Ama inanıyorum zamanı yenmek mümkün, nasıl bilmiyorum.
Bütün bunlar yüzden hep zamanı suçladım, zamanın huyunu bildiğim halde ona göre davranamadığım için kendimi suçlamak yerine onu suçlamak daha kolay geldi. Zaman ikinci bir şans vermiyor herşey kendi kontrolünde istediğine uymak zorundayım, uymak istemiyorum ama uymazsam beni öldürüyor. Bu bir tehdit değil ne yaparsam yapayım bunu yapacak. Çok veya az olması önemli değil benim zamanım bile benim değil ben onunum. Ama inanıyorum zamanı yenmek mümkün, nasıl bilmiyorum.
22 Haziran 2012 Cuma
Anlatamadım Galiba
Ben birine birşeyler anlatırım bazılarını anlar bazılarını anlamaz. Biri bana birşeyler anlatır ben bazılarını anlarım bazılarını anlamam. Anlaşılmadığımızı anlayınca ağzımızdan çıkan ilk laf "Anlamadın galiba?"
Bir gün bir hocamla muhabbet ederken bana "Anlamadın galiba asla deme, anlatamadım galiba de" demişti. Haklıydı kelimeler belli kelimelerin neyi ifade ettiği belli, doğru kelimeleri seçerek insanlara anlatmak istediğin herşeyi anlatabilirsin, konu hakkında fikri olan insana da hiçbir fikri olmayan insana da. Evet o laf "Anlamadın galiba" eğer üstünde düşünürsen çok aşağılayıcı karşındakini aptal yerine koyan, çok basit, çok korkak ve tamamen söyleyenin eksikliği. Bazı kelimeler bazı şeyleri sembolize eder kişi için ve kendine benzer kişiler için. Bu yüzden seçerken senin için doğru kelimeleri değil herkes için doğru kelimeleri seçmek en güzeli anlaşılır olabilmek için. Bu kadar konuştum asla demem yada bunu söyleyen insanlar pisliğin tekidir demiyorum, ben söylüyorum herkes söyler insan bunu söylerken üstünde düşünmez sadece söyler, masum iki kelime bu. Ha ben bu yazıyı neden yazdım başımdan bir olay falan geçmedi sadece otururken hocamın o lafı aklıma geldi bende bu masum sözün üstünde düşünülürse ne kadar pis birşey çıkar onu yazıyım dedim.
Bir gün bir hocamla muhabbet ederken bana "Anlamadın galiba asla deme, anlatamadım galiba de" demişti. Haklıydı kelimeler belli kelimelerin neyi ifade ettiği belli, doğru kelimeleri seçerek insanlara anlatmak istediğin herşeyi anlatabilirsin, konu hakkında fikri olan insana da hiçbir fikri olmayan insana da. Evet o laf "Anlamadın galiba" eğer üstünde düşünürsen çok aşağılayıcı karşındakini aptal yerine koyan, çok basit, çok korkak ve tamamen söyleyenin eksikliği. Bazı kelimeler bazı şeyleri sembolize eder kişi için ve kendine benzer kişiler için. Bu yüzden seçerken senin için doğru kelimeleri değil herkes için doğru kelimeleri seçmek en güzeli anlaşılır olabilmek için. Bu kadar konuştum asla demem yada bunu söyleyen insanlar pisliğin tekidir demiyorum, ben söylüyorum herkes söyler insan bunu söylerken üstünde düşünmez sadece söyler, masum iki kelime bu. Ha ben bu yazıyı neden yazdım başımdan bir olay falan geçmedi sadece otururken hocamın o lafı aklıma geldi bende bu masum sözün üstünde düşünülürse ne kadar pis birşey çıkar onu yazıyım dedim.
Etiketler:
Aç Duygular,
açlık,
anlamadın,
anlatamadım,
boşluk,
dengesiz,
garip,
neden,
saçma,
sıkıcı,
türkiye
12 Haziran 2012 Salı
Hissetme(me)k
Hissetmek. Evet doğru kelime. Dokunduğunda hissetmek bir şeyi, birazdan olacak bir şeyi hissetmek, olan bir şeyin olduğunu hissetmek, aşkı hissetmek, dostluğu hissetmek, sevgiyi hissetmek, sigaranın ilk dumanını içine çektiğindeki uyuşukluğu hissetmek, baktığında insanların içini görebildiğini hissetmek, düşerken boşluğu hissetmek, korkuyu hissetmek, elini kestiğinde sıcağı hissetmek, bildiğin şeyin doğru olduğunu hissetmek, tahmin ettiğin şeyin olacağını hissetmek, acı çektiğinde biteceğini hissetmek, varlığımı hissetmek, seni hissetmek.
Bazen öyle bir an geliyor ki hissetmeyi istiyorum tüm bu şeyleri, herhangi bir şeyi. Hissetmek istiyorum çünkü o an hissedemiyorum. Ne görebiliyorum ne duyabiliyorum ne dokunabiliyorum. Öyle bir an ki sanki tüm hissettiğim şeylere tüm hislerime bir ağıt. Ben ben olmuyorum yokoluyorum, ruhum yokoluyor, bu dünyada olmuyorum bu evrende olmuyorum. Tamamen boşlukta çaresiz, çaresizliği bile hissedemiyorum. Sadece bitsin istiyorum nedensizce, güvende hissetmek istiyorum.
Bazen öyle bir an geliyor ki hissetmeyi istiyorum tüm bu şeyleri, herhangi bir şeyi. Hissetmek istiyorum çünkü o an hissedemiyorum. Ne görebiliyorum ne duyabiliyorum ne dokunabiliyorum. Öyle bir an ki sanki tüm hissettiğim şeylere tüm hislerime bir ağıt. Ben ben olmuyorum yokoluyorum, ruhum yokoluyor, bu dünyada olmuyorum bu evrende olmuyorum. Tamamen boşlukta çaresiz, çaresizliği bile hissedemiyorum. Sadece bitsin istiyorum nedensizce, güvende hissetmek istiyorum.
8 Haziran 2012 Cuma
Diyorum?! Ben?
Yarın son finalim var ve haliyle çalışmayıp saçma sapan düşünüyorum.
Neden burdayım diyorum neden bu bölümü okuyorum, istemiyorum. Bazen de istiyorum ama kesinlikle amacım değil burada okumak. Ama bu düşünce final haftası hiç iyi gelmiyor. Özel bir okulda okuyorum, ailemin durumu çok iyi değil benim için inanılmaz sıkıyorlar kendilerini bu nedenle kalmak gibi bir lüksüm yok, şu zamandan sonra bırakmak gibi bir lüksümde yok okulu. Bazı zamanlar geliyor ki bırakmak herşeyden çok istiyorum, bazı zamanlar buraya kadar gelmişim bitireyim cebimde diploma olsun diyorum idealimdeki meslek olmasa bile. Çıkmazda kaldım geçecek kadar çalışamıyorum bu düşüncelerden ve bırakıp gidemiyorumda, keşke diyorum bazen konservatuar kazanabilseydim müzikle okurdum istediğim gibi olurdu. Ama bu düşüncede bölünüyor içinde ya istediğim gibi olmazsa diyorum, belki de okumayıp kendimi müziğe adasam daha mutlu olurum. O zaman param olmaz diyorum, para olmasada olur diyorum, para olmazsa istediğimi nasıl yapabilirim diyorum. Daha sonra başa dönüp herşeyi bırakıp öyle yaparsam hepsini bıraktığım için pişman olabilirim neden sıkmadın kıçını efe diyebilirim diyorum. Diyorumda diyorum uyuyamıyorum finale kalkamayıp derslerden kalıyorum ne kadar hoş değil mi?
Neden burdayım diyorum neden bu bölümü okuyorum, istemiyorum. Bazen de istiyorum ama kesinlikle amacım değil burada okumak. Ama bu düşünce final haftası hiç iyi gelmiyor. Özel bir okulda okuyorum, ailemin durumu çok iyi değil benim için inanılmaz sıkıyorlar kendilerini bu nedenle kalmak gibi bir lüksüm yok, şu zamandan sonra bırakmak gibi bir lüksümde yok okulu. Bazı zamanlar geliyor ki bırakmak herşeyden çok istiyorum, bazı zamanlar buraya kadar gelmişim bitireyim cebimde diploma olsun diyorum idealimdeki meslek olmasa bile. Çıkmazda kaldım geçecek kadar çalışamıyorum bu düşüncelerden ve bırakıp gidemiyorumda, keşke diyorum bazen konservatuar kazanabilseydim müzikle okurdum istediğim gibi olurdu. Ama bu düşüncede bölünüyor içinde ya istediğim gibi olmazsa diyorum, belki de okumayıp kendimi müziğe adasam daha mutlu olurum. O zaman param olmaz diyorum, para olmasada olur diyorum, para olmazsa istediğimi nasıl yapabilirim diyorum. Daha sonra başa dönüp herşeyi bırakıp öyle yaparsam hepsini bıraktığım için pişman olabilirim neden sıkmadın kıçını efe diyebilirim diyorum. Diyorumda diyorum uyuyamıyorum finale kalkamayıp derslerden kalıyorum ne kadar hoş değil mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





