garip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
garip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2014 Pazar

Hatırladım

Öyle anlar geliyor ki, unuttuğum herşeyi hatırlamamı sağlıyor. Bazen mutlu olanlar geliyor hatırladığıma seviniyorum, bazen üzücü olanlar yine seviniyorum hatırladığıma daha net görebildiğim için, bazen atladıklarım geliyor geri dönmek üzere ve bunlar oldukça üzüyor. O kadar çok şeyi ertelemişim ki çoktan süreleri dolmuş. O kadar çok geri dönmek istemişim ki çoktan kaybolmuş. O kadar çok unutmuşum ki bunların hüsranı konuşmaya bile değmez, kelimeler yetmez.









Sanırım tekrar yazmam gerekiyor buraya. Biraz daha sık, dönüp okuyabilmek için.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Kaç

Kaçmak gerek. Her halükarda..

Yapmam gereken o kadar çok şey var ki. Aslında çok daha fazla söylemem gereken şey var. Kaçmak en iyi çözüm. Kaçıp kurtulabilirim. Kaçamam şuan öyle bir şansım yok. Ama yinede en iyi çözüm bu, yapmam gerekenleri yaptığımda ve özellikle söylemem gerekenleri söylediğimde kaçmak zorunda kalacağım. Umutsuzluğa o kadar çok zorlandım, kendimi buna inandırdım ki bu hale geldim. Umut olmadan yaşayamaz kimse bundan eminim. Yani ya çok küçük miktarda umuda sahibim veya bunların arkasında duramayacak kadar korkağım. Başarıyı bir türlü hissedemedim, bir sürü şey elde ettim ama bu değil. Şuan yaşadığım bu değil. İlk defa istediğim bir şeyden eminim. Kesinlikle bunu istiyorum ama kendime bile söyleyemiyorum. Yazıyorum bunları fakat söyleyemiyorum, ne burada ne başka biyerde. Söyleyememde, kaçmam gerekir. Şimdide kaçabilirim. Ama şuan gerekmiyor çünkü o kadar korkmadım. Korkmuşta olabilirim ama aktif edilmedi henüz. Kaçmak zorunda kalacağımı biliyorum. Yaptığım kesinlikle ertelemek te değil. Ne yazdığım hakkında pek bir fikriniz olmayacak eğer okuyorsanız. Fakat bunları yazarkenki düşüncelerim çok keskin. Ne hissettiğimi ne istediğimi tamamen biliyorum neyi istediğimi biliyorum. Henüz uğruna savaşamayacağım bir şey. Bu aptal yazıyı okuduğunuzda kaçmak zorunda kalabilirsiniz. Anlatmamaya çalıştığım şeyi anladığınızda kaçmak zorunda kalabilirim. Kaçmak gerek. Bir noktada. Her sonda.

17 Kasım 2012 Cumartesi

?

Ve sonu gelir düşlerin. Hayaller sadece gelip ve geçer, geçerken senide alır götürür. Dönmek istemezsin tabi ki. Dönemezsinde. Dönemezsin. Bırakır seni bilmediğin bir yolda. Karanlık ve karmaşık. Kaybolursun. Kaybolmak ta çözüm değil. Hiçbirşey çözüm değil. Kaybolursun ve tekrar kapılırsın o rüzgara, tam buldum derken tekrar kapılırsın. Ve bulamazsın aradığını, bilemezsin, göremezsin. Bitirmek kolayken, bitiremezsin. Bulamazsın. Göremezsin. Aramazsın. Çıkamazsın.

5 Ekim 2012 Cuma

Bulamazsın

Soğuk ve sonsuz bir gecelerden biriydi. (bknz. Gece) Herkes uyuduğunda çıktım dışarı dolabın dibine sakladığım beylik biram ile. Heryerde sokak ışığı vardı ve içimdeki karanlık yüzünden ışık görmeye katlanamıyordum, uzaklaştım sokak ışıklarından şekli düzgün bir taş buldum oturdum, düşünmeye başladım düşünürken ağzımda bir sigara olurdu aslında, artık hayatımda sigarada olmadığı için bir yaprak aldım ama berbat bir tadı vardı bende yerden bir çöp aldım ve dudağım çöple oynarken düşüncelere daldım.

Hani ararsında bulamazsın ya bir şeyi ne aradığınıda bilmezsin. Bazen bir kalemdir, bazen bir yemek, bazen bir müziktir, bazen bir ruhtur, bazen bir duygudur bilemezsin bilemedende bulamazsın bulamadanda çıkamazsın işin içinden.

Aha o durumdaydım ben ve nolduğunu anlamadan gitti o duygu. Bende dışarı atıyım kendimi gecenin bir vakti düşüneyimde ne o bulayım dedim. Asıl soru neden gittiğiydi. Sonra konu kaydı tabi herşeyi düşünmeye başladım dersleri, filmleri, okuduğum kitabı, izlediğim dizileri, gündemdeki kötü gelişmeleri (kötü gelişme lafı saçma geliyo ama olsun). Çok fena rüzgar varmış bu arada öyle bir esti ki yatağımdan kalktığım gibi çıktığım için üzerimde siyah bir atlet altımda şort vardı ve hepsi buz gibi olmuş, koltuk altımdan giren rüzgar ile koşarak eve gittim ilk kalkamadım tabi donmuş heryanım. Sabah terliyoruz gece böyle oluyor bir ortasını bulunuz efenim


28 Temmuz 2012 Cumartesi

Şiir Gibi Bişey -2-

Buda şiir defterimden çıktı fakat şiir gibi bişey olmasına rağmen daha çok düz yazı gibi değişik bişey buyrun okuyunuz.

Saçmalık

Gözlerim açık uyuyorum sanki,
Hiç birşey yerinde değil.
Dopdolu ama bomboş,
Bakıyorum ve göremiyorum
Yaptıklarım bozuluyor bir yandan.

Farkındayım hepsinin,
Ama..
Yapamıyorum hiç birşey.
Gözüm kapalıyken görüyorum artık,
Gerçeği, herşeyi..
Elim kolum bağlı gibi,
Boşlukta hareket edemiyorum
Tıkanıp kalıyor herşey.

Çaresizlik bu sanırım,
Boşlukta çırpınmak
Yaptığını sanıp yanılmak
Doğruyu bilip yanlışı yapmak.

Herşey senin elinde diyorlar
Ellerim bomboş niyeyse.
Benim doğrum başkasının yanlışı,
Benim doğrum değil!
Yine birşey yapamadan takılıp kaldım
Saçmalık hepsi.

                                        Efe

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Mutlu

Hayat benim, herşeyi kendim için yapıyorum. Ve eğer yaşıyorsam başkalarını mutlu etmek benim amacım oldu, yakınlarımı, ailemi, dostlarımı, sevdiğim herkesi, sevebileceğim herkesi, hatta bazen sevmediklerimi bile. Bu kendim için yapabileceğim en büyük şeylerden biri fakat bazı sorunlar var.


Hep çevremdekileri mutlu etmek istedim ama neredeyse hiçbir zaman direk yapamadım bunu. Bazen güzel şeyler söyleyip mutlu etmek istedim, bazen güzel bir şey yaparak. Basit olsun istedim hemen olsun mutlu olsun. Ne güzel şeyler söyleyebildim ne güzel şeyler yapabildim. Hatta bazen güzel birşeyler planlamışken, istemişken hatta ve hatta bana yapılan güzel bir şey için teşekkür etmek isterken berbat ettim üzdüm insanları. Birini mutlu etmem hep dolambaçlı yoldan oldu, bazen ben anlamadım onu mutlu ettiğimi bazen o anlamadı onu mutlu edenin ben olduğumu. Olsun böyleside güzel, keşke kendimi anlayabilsem.

22 Haziran 2012 Cuma

Anlatamadım Galiba

Ben birine birşeyler anlatırım bazılarını anlar bazılarını anlamaz. Biri bana birşeyler anlatır ben bazılarını anlarım bazılarını anlamam. Anlaşılmadığımızı anlayınca ağzımızdan çıkan ilk laf "Anlamadın galiba?"


Bir gün bir hocamla muhabbet ederken bana "Anlamadın galiba asla deme, anlatamadım galiba de" demişti. Haklıydı kelimeler belli kelimelerin neyi ifade ettiği belli, doğru kelimeleri seçerek insanlara anlatmak istediğin herşeyi anlatabilirsin, konu hakkında fikri olan insana da hiçbir fikri olmayan insana da. Evet o laf  "Anlamadın galiba" eğer üstünde düşünürsen çok aşağılayıcı karşındakini aptal yerine koyan, çok basit, çok korkak ve tamamen söyleyenin eksikliği. Bazı kelimeler bazı şeyleri sembolize eder kişi için ve kendine benzer kişiler için. Bu yüzden seçerken senin için doğru kelimeleri değil herkes için doğru kelimeleri seçmek en güzeli anlaşılır olabilmek için. Bu kadar konuştum asla demem yada bunu söyleyen insanlar pisliğin tekidir demiyorum, ben söylüyorum herkes söyler insan bunu söylerken üstünde düşünmez sadece söyler, masum iki kelime bu. Ha ben bu yazıyı neden yazdım başımdan bir olay falan geçmedi sadece otururken hocamın o lafı aklıma geldi bende bu masum sözün üstünde düşünülürse ne kadar pis birşey çıkar onu yazıyım dedim.


15 Haziran 2012 Cuma

Al Beni







Mavi Sakal'ın güzel şarkısı. Karapaks coverlamış bu versiyonunu paylaşıyorum çünkü çok güzel bir video çekmişler şarkı için, filmden falan sandım ilk izlediğimde ama değilmiş. Mavi Sakal için saygı duruşunu unutmayalım!

" Kadınlarla erkekleri birbirinden ayıran şeyde bu işte,
  Onlar can vermekte usta biz can almakta. "


12 Haziran 2012 Salı

Hissetme(me)k

Hissetmek. Evet doğru kelime. Dokunduğunda hissetmek bir şeyi, birazdan olacak bir şeyi hissetmek, olan bir şeyin olduğunu hissetmek, aşkı hissetmek, dostluğu hissetmek, sevgiyi hissetmek, sigaranın ilk dumanını içine çektiğindeki uyuşukluğu hissetmek, baktığında insanların içini görebildiğini hissetmek, düşerken boşluğu hissetmek, korkuyu hissetmek, elini kestiğinde sıcağı hissetmek, bildiğin şeyin doğru olduğunu hissetmek, tahmin ettiğin şeyin olacağını hissetmek, acı çektiğinde biteceğini hissetmek, varlığımı hissetmek, seni hissetmek.

Bazen öyle bir an geliyor ki hissetmeyi istiyorum tüm bu şeyleri, herhangi bir şeyi. Hissetmek istiyorum çünkü o an hissedemiyorum. Ne görebiliyorum ne duyabiliyorum ne dokunabiliyorum. Öyle bir an ki sanki tüm hissettiğim şeylere tüm hislerime bir ağıt. Ben ben olmuyorum yokoluyorum, ruhum yokoluyor, bu dünyada olmuyorum bu evrende olmuyorum. Tamamen boşlukta çaresiz, çaresizliği bile hissedemiyorum. Sadece bitsin istiyorum nedensizce, güvende hissetmek istiyorum.


9 Haziran 2012 Cumartesi

Helloween!




Ah Michael Kiske ne güzel bir vokalsin sen amcam ya. Senle beraber Helloween pek bir hoş daha bir güzel!

"With my heart, with my soul
  Some guys cry you bought and sold
  They've been strong, young and bold
  And they say, play this song again!"


Şiir Gibi Bişey -1-

Zaman zaman eskiden yazdığım şiirimsileri paylaşacağım ayda yılda bir bazen haftada bir. Eskileri paylaşacağım çünkü yeni yazdıklarımı iyice benimsemem bağ kurmam lazım başka insanlarla paylaşabilmem için. Şiir Gibi Bişey'in ilk yazısına(bir kaç ay önce paylaştığım "Bir" yazısını ayrı tutuyorum) hoşgeldiniz efenim, umarım beğenirsiniz!


Kırmızı

Boğuk bir ses,
Anlayamıyorum artık.
Evet sesin geliyor duyabiliyorum,
Bu senmisin?

Buğulu heryer,
Göremiyorum hiçbir yeri..
Ah! evet tanıyorum seni,
Ne kadar değişmişsin.

Çelik bir duvar,
Ellerim paramparça.
Kırılmıyor, yıkılmıyor,
Asılmıyor, çözülmüyor..

Uyumalıyım biraz
Önce ellerimi sarmalıyım,
Kan olmasın diye yatağım
Koyu kırmızı..

                                           Efe

8 Haziran 2012 Cuma

Diyorum?! Ben?

Yarın son finalim var ve haliyle çalışmayıp saçma sapan düşünüyorum.



Neden burdayım diyorum neden bu bölümü okuyorum, istemiyorum. Bazen de istiyorum ama kesinlikle amacım değil burada okumak. Ama bu düşünce final haftası hiç iyi gelmiyor. Özel bir okulda okuyorum, ailemin durumu çok iyi değil benim için inanılmaz sıkıyorlar kendilerini bu nedenle kalmak gibi bir lüksüm yok, şu zamandan sonra bırakmak gibi bir lüksümde yok okulu. Bazı zamanlar geliyor ki bırakmak herşeyden çok istiyorum, bazı zamanlar buraya kadar gelmişim bitireyim cebimde diploma olsun diyorum idealimdeki meslek olmasa bile. Çıkmazda kaldım geçecek kadar çalışamıyorum bu düşüncelerden ve bırakıp gidemiyorumda, keşke diyorum bazen konservatuar kazanabilseydim müzikle okurdum istediğim gibi olurdu. Ama bu düşüncede bölünüyor içinde ya istediğim gibi olmazsa diyorum, belki de okumayıp kendimi müziğe adasam daha mutlu olurum. O zaman param olmaz diyorum, para olmasada olur diyorum, para olmazsa istediğimi nasıl yapabilirim diyorum. Daha sonra başa dönüp herşeyi bırakıp öyle yaparsam hepsini bıraktığım için pişman olabilirim neden sıkmadın kıçını efe diyebilirim diyorum. Diyorumda diyorum uyuyamıyorum finale kalkamayıp derslerden kalıyorum ne kadar hoş değil mi?

6 Haziran 2012 Çarşamba

Büyük Ev Ablukada Kafası



Büyük Ev Ablukada. Evet efenim türkiyenin aradığı en eğlenceli orjinal gruplardan biridir bu dostlar ve çok güzel bir  kafaları var. Henüz canlı dinleyemedim fakat inanılmaz istiyorum ki canlı dinleyemeden müziklerini içimde tamamen hissedemeden bu kadar sevdiysem dinlediğim zaman ne olur bilemiyorum.

Canlı performanslarından bir kesit olan bu video ne kadar eğlenceli güzel insanlar olduklarını gösteriyor zaten, kapatın sesleri dinleyin eğlenin dostlar.

4 Haziran 2012 Pazartesi

Indie Sıçraması


Blind Pilot. Dinleyin dinletin gerçekten çok beğendiğim bir indie grubu ve iyiler! Videoda güzel hani.

" Poor boy
          Life is in hard labor ~"

3 Haziran 2012 Pazar

Hayalimi Yakalamak

İstediğin şeyler, gerçekten istediğin şeyler zor gerçekleşir hayatta. Zor ulaşırsın onlara. İşin asıl kötü, zor kısmı ise insanlar gerçekten istedikleri şeylerin kolay gerçekleşmesini isterler. Kolay gerçekleşmediği için üzülürler neden hemen olmuyor derler.



İnsan neden anlamıyor anlamıyorum. Kolay olan herşey büyük olsa mükemmel olsa bile hayal kırıklığıdır, basittir. Kolay olan herşeyden insan çabuk bıkar, hemen olan herşeye insan hakettiği değeri vermez, kolay olan şeyde insan aradığını bulamaz. Zor olmalı. Hani ciddi anlamda zor seni düşündürmeli, seni sıkıntıya sokmalı, seni pes ettirmeli bazen. Çok zor olmalı ki hakkettiği yere koyabilelim o istediğimiz şeyi. Bu yüzden neden hemen olmuyor neden kolay değil demekten vazgeçirdim kendimi, tabi ki bazı şeyler kolay olacak ama zor olan şeyede neden kolay ol demiyorum beklerim ben daha büyük mutluluk için. Hayallerim zor, hayallerim zaman istiyor. Bazen pes etsem bile geri dönerim ve günün birinde gerçekleşir buna inanıyorum.

27 Mayıs 2012 Pazar

Özlemek

Hani dünü özlersin bazen, geçmişte yaşadığın güzel şeyleri. Bazılarıda geleceği özler geçmişine dönmek istemez umudu vardır gelecek ile.Kimi eski sevgilisini özler, kimi dostunu, kimi ailesini özler, kimi kaybettiği yakınlarını, ölen köpeğini, kaçan kuşunu özler. Eskiden olduğu kişiyi özler.



Özlemek acıtır insanı, bir parçan kayıptır. Fakat özlediğin zaman bir şeye değer veriyorsundur, bir şeyi seviyor ve istiyor. Ve hissettiğin bütün acıya, sıkıntıya rağmen özlediğin şeye kavuşabilecek olmanın mutluluğu vardır bazılarının. Bazılarında belirsizliğin karmaşası. Bazılarında da özlediği şeye hiç kavuşamıcak olmanın bitkinliği. Yinede güzel bir histir tüm acıya rağmen bir şekilde. Bence en kötüsü özleyecek bir şeyi olmayan insandır. Zordur, pişmandır, yorgundur ve üzgündür hep. Öyle olmadığım için çok şanslıyım çünkü özlüyorum. Bunu neden yazdım onuda bilmiyorum, sebebi yok yazdım gitti!

25 Mayıs 2012 Cuma

Ney?

Yalnız olmak var, yalnız hissetmek var. Sanırım hiç yalnız olmadım yanımda ya ailem yada arkadaşım oldu hep çoğu anımda. Yalnız olmak kötü değil hani en fazla delirir kendi kendine konuşursun olmadı intihar edersin biter, salarsın gider artık kendini. Ama yalnız hissetmek yokmu.. İnsanın deliresi geliyor ama kendini bırakamıyor, etrafında insanlar sorumluluklar falan filan iyi olmak zorundasın..

Hayatın hep bir rengi var bazen bembeyaz gelir sana bazen pembe bazen kızarsın kızarır herşey, bazen bir gün batımında pastel olur bütün renkler keyfimiz yerine gelir. Bazende siyah olur heryer kararır senin gözünden. Hep bir ışık var, ya sabah güneşin gece ayın yıldızların ışığı. Bütün ışığın yokolması, tepende güneş bir yaz sabahı biranı yudumlarken karanlıkta kalmak siyahta kaybolmak yalnız hissetmenin ta kendisi. Hani sanki siyah bir çeper sarmış bedenini etrafında insanlar parmaklarıyla kazıyıp seni kurtarmaya çalışıyor ama beceremiyor kimse sende bekliyorsun bir şey yapamadan, bazen dışarıya bakabilcek kadar kurtuluyorsun ama tekrar sarıyor seni.




19 Mayıs 2012 Cumartesi

Bazı Günler

Bazı günler çok yalnız hissedersin,
Bazı günler çok güçlü,
Bazı günler çok zayıf,
Bazı günler çok heycanlı,
Bazı günler çok farklı,
Bazı günler çok karmaşık,
Bazı günler çok boş,
Bazı günler çok mutsuz,
Bazı günler çok mutlu,
Bazı günler başka biri gibi hissedersin daha birçok şey hissedersin bazı günler, hep çoktur, hep nedensizdir, hep tutarsızdır insan dediğin. Düşündükçe gerçekten ne olduğunu kavrayamamaya başlıyorsun, en azından bana öyle oluyor. Ne oluyo be diyorum kendi kendime dün neydim bugün neyim yarın ne olucam neyim ben. Ben kimim, ben benmiyim?

13 Mayıs 2012 Pazar

Kaybolmak

Karanlıkta tek başına oturup, tamamen karanlıkta. Kaybolmak çok güzel kendi içinde.

8 Mayıs 2012 Salı

Blues mu dedin?




Kaybedenler Kulübü isimli film ile tanıdım bu grubu. "Steady Fingers" tamamen türk ve ben uzun süre buna inanamadım. Sanki Missisipiden çıkmış gibi blues yapıyorlar. Ve uzun süredir hastalarıyım bu kişilerin. Bu paylaştığım parçada benim ninnim oldu adı gibi, bunla uyuyorum bir kaç gündür. Dinleyin dinletin!