karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Famous Blue Raincoat


Ah leonard amca güzel sözlerin adamı pek yaşlanmışsın be.

Bu şarkı öyle bir şarkı ki uzun süredir hep kafamda çalıyor, rüyalarımda çalıyor. Yumuşacık acıklı parçalayan bir şarkı insanı ki ne derece parçalandığımın farkında değilim bu şarkı sayesinde. Aldatılan adamın ihanet eden yakın arkadaşına yazdığı şarkı. Yorgun bir adamın yazdığı imkansız bir mektup bu, gurur ve acı dolu.

" I want you to know your enemy is sleeping 
  I want you to know your woman is free 
  Thanks for the trouble you took from her eyes I thought it was there for good 
  So i never really tired "



28 Temmuz 2012 Cumartesi

Şiir Gibi Bişey -2-

Buda şiir defterimden çıktı fakat şiir gibi bişey olmasına rağmen daha çok düz yazı gibi değişik bişey buyrun okuyunuz.

Saçmalık

Gözlerim açık uyuyorum sanki,
Hiç birşey yerinde değil.
Dopdolu ama bomboş,
Bakıyorum ve göremiyorum
Yaptıklarım bozuluyor bir yandan.

Farkındayım hepsinin,
Ama..
Yapamıyorum hiç birşey.
Gözüm kapalıyken görüyorum artık,
Gerçeği, herşeyi..
Elim kolum bağlı gibi,
Boşlukta hareket edemiyorum
Tıkanıp kalıyor herşey.

Çaresizlik bu sanırım,
Boşlukta çırpınmak
Yaptığını sanıp yanılmak
Doğruyu bilip yanlışı yapmak.

Herşey senin elinde diyorlar
Ellerim bomboş niyeyse.
Benim doğrum başkasının yanlışı,
Benim doğrum değil!
Yine birşey yapamadan takılıp kaldım
Saçmalık hepsi.

                                        Efe

5 Temmuz 2012 Perşembe

Zaman

Hep az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım çok zamanım varken hiç birşey yapmadım. Çoğu pişmanlığım bu yüzdendir, az zamanım varken çok şey yapmaya çalıştım ve çoğunu beceremedim berbat ettim yada yarım yamalak oldu, çok zamanım varken ise karşı konulamaz bir tembelliğe yenik düştüm yada karşı koyamadığım. O an yapmam gereken ve farkında olduğum şeyleri yapmadığım oldu, birine sevdiğimi söylemedim bir daha söyleyemedim, birine sarılmadım bir daha sarılamadım, biriyle konuşmadım bir daha konuşamadım, biryerde bulunmadım bir daha bulunamadım, otobüse atlayıp gitmem gerektiğinde gitmedim bir daha gidemedim ve zamanı kaçırdım yapamadım.


Bütün bunlar yüzden hep zamanı suçladım, zamanın huyunu bildiğim halde ona göre davranamadığım için kendimi suçlamak yerine onu suçlamak daha kolay geldi. Zaman ikinci bir şans vermiyor herşey kendi kontrolünde istediğine uymak zorundayım, uymak istemiyorum ama uymazsam beni öldürüyor. Bu bir tehdit değil ne yaparsam yapayım bunu yapacak.  Çok veya az olması önemli değil benim zamanım bile benim değil ben onunum. Ama inanıyorum zamanı yenmek mümkün, nasıl bilmiyorum.

25 Mayıs 2012 Cuma

Ney?

Yalnız olmak var, yalnız hissetmek var. Sanırım hiç yalnız olmadım yanımda ya ailem yada arkadaşım oldu hep çoğu anımda. Yalnız olmak kötü değil hani en fazla delirir kendi kendine konuşursun olmadı intihar edersin biter, salarsın gider artık kendini. Ama yalnız hissetmek yokmu.. İnsanın deliresi geliyor ama kendini bırakamıyor, etrafında insanlar sorumluluklar falan filan iyi olmak zorundasın..

Hayatın hep bir rengi var bazen bembeyaz gelir sana bazen pembe bazen kızarsın kızarır herşey, bazen bir gün batımında pastel olur bütün renkler keyfimiz yerine gelir. Bazende siyah olur heryer kararır senin gözünden. Hep bir ışık var, ya sabah güneşin gece ayın yıldızların ışığı. Bütün ışığın yokolması, tepende güneş bir yaz sabahı biranı yudumlarken karanlıkta kalmak siyahta kaybolmak yalnız hissetmenin ta kendisi. Hani sanki siyah bir çeper sarmış bedenini etrafında insanlar parmaklarıyla kazıyıp seni kurtarmaya çalışıyor ama beceremiyor kimse sende bekliyorsun bir şey yapamadan, bazen dışarıya bakabilcek kadar kurtuluyorsun ama tekrar sarıyor seni.




13 Mayıs 2012 Pazar

Kaybolmak

Karanlıkta tek başına oturup, tamamen karanlıkta. Kaybolmak çok güzel kendi içinde.